Hipperrealist heykel sanatının en önemli sanatçıları arasında yer alan Marilyn Levine 22 Aralık 1935 tarihinde Medicine Hat, Alberta, Kanada’da doğar. 1950’lerde Alberta Üniversitesi’nde okumak üzere Edmonton’a taşınan Levine 1957’de Alberta Üniversitesi Kimya bölümünden mezun olur. 1959’da aynı üniversitenin Kimya bölümünde yüksek lisansını tamamlayan sanatçı 1961 yılında Regina’ya taşınır. Kimya mezunu olmasına rağmen sanata olan ilgisi baskın gelen sanatçı burada Saskatchewan Üniversitesi Regina Kampüsünde çizim, seramik, resim ve sanat tarihi dersleri alır. Bir süre kimya öğretmenliği de yapan Levine 1964’te öğretmenliği bırakarak tamamen sanatla uğraşmaya başlar. İlk kişisel sergisini 1966 yılında Regina’da küçük bir galeride açtıktan sonra 1969 yılında Amerika’ya taşınır. 1971’de Kaliforniya Üniversitesi (Berkeley) Heykel Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlayan Levine aynı yıl Saskatchewan Üniversitesi’nde seramik dersi vermek üzere Regina’ya döner. 1973 yılında Utah Üniversitesi Heykel Bölümü’ne öğretim üyesi olarak atanınca yeniden Amerika’ya taşınan Levine 29 Mart 2005 tarihinde Oakland, Kaliforniya’da vefat eder.

Marilyn Levine - Annes Jacket, Seramik, 1990
Marilyn Levine – Annes Jacket, Seramik, 1990

1960’lı yılların sonunda Victor Cicansky, Joe Fafard, David Gilhooly gibi sanatçılarla birlikte seramiği -geleneksel fonksiyonel işlevini terk ederek- yalnızca heykel malzemesi olarak kullanan sanatçıların oluşturduğu Seramik Funk Art akımı içerisinde yer alan Levine’in bir seramik sanatçısı ve heykeltıraş olarak bulunduğu konuma yükseltecek olan çalışmalarını ürettiği yıllar Kaliforniya Üniversitesi’nde okuduğu döneme denk gelir. İlk bakışta gerçek izlenimi veren ancak yakından bakıldığında seramikten yapıldığı anlaşılan bu heykeller Duane Hanson ve John De Andrea gibi heykeltraşların figüratif heykelleriyle eş değer görülmüş ve Levine’in çalışmaları 1971 yılında New York’ta Sidney Janis Galerisi’nde düzenlenen “Sharp-Focus Realism” sergisine dâhil edilmişse de illüzyon tekniğinin oldukça başarılı bir biçimde kullanılması nedeniyle onun çalışmaları çoğunlukla hiperrealist heykel içerisinde değerlendirilmiştir. E. Lucie-Smith hiperrealistler içerisinde en veristik heykellerin Marilyn Levine’in seramikleri olduğunu ifade ederek bu durumu daha da öne çıkarmıştır.(1) 

Marilyn Levine - Hayes Cowboy Boots, Seramik, 1973
Marilyn Levine – Hayes Cowboy Boots, Seramik, 1973

Levine heykellerinde malzeme olarak kili tercih etmiş ve çeşitli kıyafet ve aksesuarlar üzerinde yoğunlaşmıştır. Goodyear’ın da vurguladığı gibi sanatçının malzeme olarak kili seçme nedeni, dayanıklı bir madde olan kilin -pişirildiğinde ve cilalandığında canlı gibi bir renk alan, kolay işlenebilen yapısıyla -Levine’in kusursuz bir gerçeklik hissi yaratma isteğine olanak sağlamasıdır.(2) Muhtemelen kimyagerlik geçmişinin verdiği deneyimin etkisiyle Levine kullandığı kilin içerisine belli bir oranda naylon elyaf katarak kilin işlenebilirliğini daha da artırmış ve tamamen elle yaptığı heykellerine daha gerçekçi bir görünüm kazandırmayı başarmıştır.

Marilyn Levine - American Satchel, Seramik, 1974
Marilyn Levine – American Satchel, Seramik, 1974

Levine’in kronolojik olarak düzenli bir sıra takip etmeyen çantalar, bavullar, ayakkabılar, botlar, montlar, ceketler, kemerler, büyük kupalar ve eldivenler gibi başlıklar altında tasnif etmenin mümkün olduğu çalışmalarına konu edindiği objelerin ortak noktası deri malzemeden yapılmış olmalarıdır. Muhtemelen Levine deri malzemenin çalışmalarının teması diyebileceğimiz zaman kavramını ele alma açısından en verimli malzeme olduğunu düşünmektedir; çünkü zamanın hızla geçişi ve bu geçişin insanların kullandığı eşyalar üzerindeki etkisi en belirgin biçimde deri malzemeden yapılmış nesnelerde gözlemlenebilir. Biçimlendirilebilir organik bir malzeme olmasının yanı sıra insanların kullanım izlerini taşıması ve yaşlanma sürecini diğer materyallerden daha iyi yansıtması nedeniyle deri malzeme Levine’in bireyin hikâyesini, yaşanmışlık izlerin etkili biçimde görselleştirerek sunduğu- zamanın etkilerine belirgin biçimde maruz kalmış, yıpranmış, eskimiş -sıradan eşyaları sanat eseri hâline dönüştürmesine olanak sağlamıştır. Levine’in illüzyon tekniğiyle görselleştirdiği ve izleyicinin algısında yanılsama yaratacak kadar gerçek izlenimi veren heykelleri, Lucie-Smith’in de vurguladığı gibi aslında sanat eserine konu olan nesneleri kullanan insanların portelerdir.(3)

Marilyn Levine - Bob Jacket, Seramik, 1990
Marilyn Levine – Bob Jacket, Seramik, 1990

İlk kişisel sergisini 1966 yılında The Craftsman, Regina, SK. (Kanada)’da açan ve o zamandan itibaren tamamen el yapımı ve oldukça gerçekçi heykelleriyle izleyiciyi kendisine hayran bırakan ve seramik ve sanat dünyasında hatırı sayılır bir yere sahip olan Marilyn Levine’in eserleri aralarında Los Angeles Kenti Sanat Müzesi (LACMA), Montreal Güzel Sanatlar Müzesi (MBAM), San Francisco Modern Sanat Müzesi (SFMOMA), Avustralya Ulusal Galerisi (NGA)’nin de bulunduğu pek çok kamu kuruluşunun ve özel kuruluşun koleksiyonlarında yer almaktadır.

Kaynaklar

  • Lucie-Smith, E., (1979). Super Realism. (1. baskı). S.78, İngiltere: Phaidon. 
  • Goodyear, Jr. Frank H., (1984). Contemporary American Realism since 1960. 2. Bs. S.208. ABD: New York Graphic Society.
  • Lucie-Smith, E., (1979). Super Realism. (1. baskı). S.78, İngiltere: Phaidon.