Karşımıza çıkan bir eserde izleyiciye akseden aslında sanatçının vermek istediğinden önce ve önde gelir. Sonrasında sanatçıyla, metinle ya da kontekstle geçeceğiniz iletişim size asıl olanı bulmada yardımcı olacaktır. Ama tekrar edersek ilk adımda izleyen gözün gördüğü başarılı olandır, aksi taktirde manipülatif bir yol izlendiği söylenebilir. 

Karşımızda bir arı var. Büyük ihtimalle Bombus Polaris adlı tombul ve tüylü Arıgiller ailesine üye alttüre mensup. Ancak rengi doğada en az karşılaşabileceğimiz organik renklerden birisi olan mavi ile lacivert arası bir tonda. Mavi ve tonlarının doğada az sayıda örnekte karşımıza çıkma sebebi çoğunlukla biyolojik olarak renklerin, hayvanların tükettikleriyle doğru orantılı olmasıyla bağlantılı. Birçok örnekte ise gördüğümüz mavi, mikroskobik boyutlarda oluşan ışık oyunlarından kaynaklı. Pigmentler arasında mavi ve tonajlarının Lapis Lazuli denen topraksı oluşum sayesinde elde edildiğini unutmamak gerekli. Yani mavi bizlere doğada gezinirken hem çekici olanı ama aynı zamanda zehirli ve tüketilmemesi gerekeni sembolize ettiğini söyleyebilir. 

Dilan Gitmez - Şin, 20x20cm, Kağıt Üzerine Sulu Boya, 2017
Dilan Gitmez – Şin, 20x20cm, Kağıt Üzerine Sulu Boya, 2017

Bizlerin odak noktasının hemen bitişiğine yerleştirdiği Cerulean Mavisi arı belki de Gitmez’in üzerinde durduğu yerkürevari yapıyla daha iyi anlaşılacaktır. Söz konusu yapı sınırları içerisinde yine gördüğümüz çözünmüş gazlar imajına benzer bir devinim mevcut. Peki ama bu katmanlı gaz kütlesi, neden yine doğada ve bilimde toksik olarak nitelendirebileceğimiz, temsil biliminde birçok defa karşımıza çıkan tiksindirici yeşille bizlere sunulmuş? 

Gitmez, arıyla ve onun etrafından yine bahsi geçen geometrik yapıya salınan partikülleriyle bizlere bir yok oluşu gösterirken aynı zamanda organik olanın inorganiğe dönüşündeki rahatsız edici süreci gösteriyor. İzleyici ilk bakışta renklerin ve biçimlerin etkileyiciliğine kapılırken sonrasında yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkına varıyor.