Arter Müzesi 13 Eylül 2019 tarihinde izleyiciye kapılarını açıyor. Arter Müzesi Direktörü Melih Fereli, Yiğit İhtiyar’ın sorularını yanıtladı.

Arter’in Beyoğlu mekanındaki ilk gününden Dolapdere’deki yeni binasına geçiş sürecinden biraz bahsedebilir misiniz? “Space for Art” mottosundan müze olgusuna nasıl bir sıçrayış oldu?

2005 yılında Vehbi Koç Vakfı Kültür ve Sanat Danışmanı olarak göreve başladığım dönemde vakfın sanat alanındaki faaliyetlerine yönelik hazırlamış olduğum rapor sonucu benimsenen geleceğe yönelik stratejinin bir parçası olarak Arter’in daha büyük bir sanat kurumuna evrileceğini ve İstiklâl Caddesi’ndeki mevcudiyetinin sona ereceğini biliyorduk. 2007 yılında bir çağdaş sanat koleksiyonu oluşturulmaya başlanması, İstanbul Bienali’nin ana sponsorluğu, Yapı Kredi Bankası Kâzım Taşkent Galerisi’nde İstiklâl Serüveni isimli sergiler dizisi ve bu sergilere eşlik eden sanatçı monografileri, ve Berlin’de 5 sene boyunca Türkiye’den sanatçılar için sergiler düzenlediğimiz Tanas gibi önemli oluşumlar geniş tabanlı bu stratejik planın bir parçası olarak görülebilir. 

Arter’in daha büyük bir sanat kurumuna evrileceğini ve İstiklâl Caddesi’ndeki mevcudiyetinin sona ereceğini biliyorduk. İstiklâl Caddesi’ndeki yerinde düzenlediği 35 sergi çerçevesinde Arter 183 yeni eserin yaratılmasına maddi ve lojistik destek verdi. Sergilerine eşlik eden dünya standartlarında iki dilli (Türkçe ve İngilizce) yayınlar hazırladı. Programını mekânın el verdiği ölçülerde konuşmalar, performanslar, gösterimlerle zenginleştirdi. Arter’in İstiklâl Caddesi’ndeki mevcudiyetinin geçtiğimiz on yıl içinde çağdaş sanat alanında büyük bir açığı doldurduğunu düşünüyorum. Bugün Arter’in Dolapdere’deki binasına giden yolda bir laboratuvar işlevi gördü Meymenet Han’daki yerimiz. Ekibin oluşması, genişlemesi ve beraber çalışma tecrübesi edinmesi anlamında da sıra dışı bir deneyim alanı sundu bize.

Arter (Yeni Bina)
Arter (Yeni Bina)

Arter koleksiyonunda bulunan eserler sürekli bir sergiyle mi seyirci karşısına çıkacak yoksa seçkilerle mi izleyici ile buluşturacaksınız?

Arter’de belli galerilerimizin yalnızca koleksiyondan eserlerin sergilenmesine ayrılması söz konusu olmayacak; zira aksi halde o galerilerde bir süre sonra durağanlık oluşuyor, izleyici açısından sergilerin bütünsel enerjisi ve binayı ziyaret sıklığı düşüyor. Küratörlerimiz Arter Koleksiyonunu bir ilham kaynağı olarak kullanarak; geliştirdikleri kavramsal çerçevenin gerektirdiği eserlerle özgün sergiler yaratıyorlar. Bu sistem izleyici için çok daha dinamik bir sergiler yapısı sunuyor; izleyici aynı eserin farklı kavramlar etrafında farklı anlamlarını keşfetmeye, farklı bakış açıları geliştirmeye davet ediliyor.

 “Herkes için erişilebilir bir kültür sanat platformu” söylemini bizim için açar mısınız?

Arter, İstiklal Caddesi’ndeki mekânında olduğu gibi yeni binasında da kapısı herkese açık bir kurum olmaya devam edecek. Farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren programıyla çok çeşitli ilgi alanlarına sahip insanları buluşturan bir merkez olmayı, her yaştan, her sosyo-ekonomik kesimden birey için davetkâr olabilmeyi hedefliyoruz. Arter’i geniş kitlelerle tanıştırmak hedefimizin odağında ise 24 yaş ve altı izleyiciler yer alıyor. 

Altan Gürman Retrospektifi, İnci Furni, Rosa Barba ve Arter koleksiyonundan diğer sergiler ile yoğun bir ilk yıl programı izleyiciyle buluşacak. Farklı temaları aynı çatı altında toplayacaksınız. 7 ayrı sergiyle geri dönüş yapma fikri nasıl oluştu?

Arter’in yeni binasındaki açılış sergilerimizi yeteneklerine çok güvendiğim küratör ekibimizin yapmasını özellikle istedik. Tüm sergilerimiz Başküratörümüz Emre Baykal ve küratörlerimiz Selen Ansen, Başak Doğa Temür, ve Eda Berkmen’in imzasını taşıyor. Koleksiyonumuzdan yapılanlarla koleksiyon dışından oluşturulan sergilerimiz arasında bir hiyerarşi gözetmiyoruz. Bu anlamda koleksiyondan ve koleksiyon dışından eserlerin buluşmasına olanak sağlayacak sergileri, koleksiyondan eserlerle sanatçıların yeni üretimleri arasındaki diyaloğa işaret eden sergileri teşvik edeceğiz. Bu süreçte başkanlığını yaptığım Arter Program Kurulu etkin bir rol oynamakta, sanatçı ve küratör seçimleriyle sergi sayısının yanı sıra, sergilerimiz etrafında oluşturulan kamusal, öğrenme ve etkinlikler programlarının içeriğiyle ilgili temel ilkeleri belirlemektedir.

Altan Gürman - Kapitone, 121x123x4cm, Tahta Üzerine Yapay Deri ve Selülozik Boya, 1976
Altan Gürman – Kapitone, 121x123x4cm, Tahta Üzerine Yapay Deri ve Selülozik Boya, 1976

Arter Arka Plan, Arter Yakın Plan ve diğer sergi yayınları konusunda bizi bilgilendirir misiniz?

Yayınlar geçmişte olduğu gibi gene büyük önem verdiğimiz bir alan. Yeni binadaki yayın programı, sanatçılara ve sergilere odaklı yayınların yanında Arter Koleksiyonu’na odaklanan Arter Yakın Plan ve Arter Arka Plan başlıklı iki yeni kitap dizisiyle genişleyecek. Her seferinde tek bir esere odaklanacak ve tek bir yazar tarafından kaleme alınacak Arter Yakın Plan kitapları, Türkiye’nin çağdaş sanat tarihinde dönüm noktalarından biri sayılan kritik bir yapıtla, Sarkis’in ilk kez 1986’da Maçka Sanat Galerisi’nde sergilenen, ardından 1989 yılında Paris’teki Centre Pompidou’da Yeryüzü Büyücüleri sergisinde yer alan ikonik işi Çaylak Sokak’la başlıyor. Arter’in baş küratörü Emre Baykal, yapıt üzerine kaleme aldığı metinde yapıtı siyasi ve kültürel tarihle iç içe geçen farklı bağlamlarda yeniden yorumlarken aynı zamanda yapıt etrafında kişisel bir yolculuk kurguluyor. Arter’in koleksiyonundan kurgulanan sergilere eşlik etmek üzere başlatılan Arter Arka Plan dizisinin ilk kitapları ise, Saat Kaç? ve Kelimeler Pek Gereksiz başlıklı grup sergilerine eşlik ediyor. Dizinin bu ilk kitaplarında, sergilerin arka planındaki düşüncelerden ve serginin kurgulanma sürecinden hareketle seçilip özgün bir kurguyla bir araya getirilen metin parçalarına Arter’in sanatsal ve kültürel üretimi teşvik etme anlayışı doğrultusunda bu yayınlar için üretilmiş yeni yazılar eşlik ediyor. 

Cengiz Çekil, Saat Kaç, 112 parça; her biri 56x75,7cm, Serigrafi, 2008
Cengiz Çekil – Saat Kaç, 112 parça; her biri 56×75,7cm, Serigrafi, 2008
Yerleştirme Görüntüsü, Kelimeler Pek Gereksiz, 2019
Yerleştirme Görüntüsü, Kelimeler Pek Gereksiz, 2019
George Brecht - Sandalye Olayları,1969
George Brecht – Sandalye Olayları,1969

Gençlik Konseyi, Arter Araştırma Programları gibi izleyiciyle etkileşim içerisine giren oluşumlar göze çarpıyor. Bu etkileşimler doğrultusunda Arter’in geleceğine dair planları nelerdir?

Sanatçılar, ziyaretçiler ve paydaşlar arasında uzun süreli bağlar kurmayı hedefleyen programda; sergi turları, konuşmalar, atölye çalışmaları ve seminerlerin yanı sıra Gençlik Konseyi ve Arter Araştırma Programı başlığı altında katılımcıların ilgi ve ihtiyaçları etrafında şekillenen uzun soluklu programlar yer alıyor. Arter Öğrenme Programı kapsamında ilki gerçekleştirilecek olan Gençlik Konseyi ve Arter Araştırma Programı, davet edilen katılımcıların sekiz ay boyunca kendi ihtiyaç ve ilgileri doğrultusunda hayata geçecek. Beyoğlu – Şişli bölgesinde öğrenim gören 11-14 yaş arasındaki çocukların farklı sanat disiplinlerini keşfederek kendi ifade dillerini oluşturmalarını amaçlayan Arter Gençlik Konseyi, Güneş Terkol yürütücülüğünde işleyecek. Arter Araştırma Programı ise, çağdaş sanat alanında çalışan kültür üreticilerinin araştırma konuları ve pratiklerinden yola çıkarak süreç odaklı ve kendiliğinden örgütlenmeyi önemseyen bir yaklaşımla Merve Ünsal yürütücülüğünde şekillenecek.