Hafize Elibollar Ortaç ile “Sonsuz Döngü” sergisi üzerine konuştuk.

Üniversite eğitiminizi seramik ana sanat dalı alanında tamamladığınızı görüyoruz. Bu alandaki çalışmalarınızı kaç yıl süreyle sürdürdünüz?

Mezun olduktan sonra 3 yıl gibi süre içinde hocam Ateş Arcasoy’un atölyesinde ve Yıldız Porselen’de çalıştım. Bozüyok Seramik Meslek Lisesine öğretmenlik atamam yapılınca orada öğretmenliğe başladım. Bu arada babam kuyumcuydu ve atölyesi vardı atölyede döküm yapıp mücevher tasarımı da yapıyordum.

İlk olarak sizi seramikten resme iten şey ne oldu?

Ben, Kadıköy Kız Meslek Lisesi Resim bölümünden mezunum. Resimle zaten iç içe yaşıyordum Erzurum’da iken orta okulda hafta sonları Halk Eğitim Merkezi’nde resim kurslarına gidiyordum. Seramik hiç bilmediğim bir daldı; heykele merakım olmaya başlamıştı. Resimle beraber  heykeli de yapabileceğime inanıyordum.

Hafize Elibollar Ortaç - Üçe Bölündü
Hafize Elibollar Ortaç – Üçe Bölündü

Seramik eğitiminizin resimlerinize etkisinin olduğunu düşünüyor musunuz?

Elbette, üç boyutlu çalışmanın vermiş olduğu dinamiklik, derinlik ve estetik bunları resimde daha kolay yakalamama neden oldu. Sanat aslında bir bütündür. Ben ayrı ayrı dallarda branşlaşma olsa da bir sanatçı sadece sanatın bir dalına takılıp kalmamalı diye düşünüyorum. Ben evet heykeltraş ve seramikçiyim ama estetik kaygılar içerisinde o yaptığım sanat eserini o mekâna nasıl yerleştirmeyi ve nasıl fonksiyonel hale getirmeyi bilmem için iç mimariyi de bilmem gerektiğini düşünüyorum. Mezun olduğum dönemde de fotoğrafa merak sarmıştım. İfsak’daki kurslara katıldım.  Fotoğraf çekimi  ve karanlık oda çalışmasını da yaptım. Bu da benim sanatıma çok katkısı olduğuna inanıyorum. 

Resme yönelmeniz Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki iç mimarlık eğitiminizden sonra gerçekleşti. Bu tarihlerdeki dönüm noktası neydi? Daha önceden de resme yöneliminiz, resim çalışmalarınız var mıydı?

Dediğim gibi zaten benim hayatımda resim vardı. Heykel ve seramik çalışmaları da yapıyordum. Ama hep bir arayış içindeydim. Mücevher tasarımı, ayakkabı ve çanta tasarımı üzerinde de çalıştım. Seramik atölyesi açmak istediğimde o dönemlerde gerçekten zordu seramik, o kadar popüler değildi. Atölye açan arkadaşlarımın çoğu kapatmak zorunda kaldı.

Hafize Elibollar Ortaç - İki Kase
Hafize Elibollar Ortaç – İki Kase

Yurt dışındaki atölyeden dönünce Türkiye’de resim ve seramik çalışmaları yapmaya devam ettiniz. İki alanda da çalışmaları sürdürmek sizin için bir arayış süreci miydi?

Aslında yurt dışından dönmemin sebebi Türkiye’de kişisel sergi açıp tekrar dönmekti. Çünkü Londra’da master için Royal Akademisine kabul edilmiştim. Benden kişisel sergi açmamı ve çalışmalarımın fotoğraflarıyla dosya hazırlamamı istemişlerdi. Ama tekrar geri dönüşüm bazı nedenlerden dolayı olmadı.

Evet zaten sanatçı sürekli sorgulayan, araştıran ve araştırmaları bir şekilde ifade eden değil midir? Bu bir kitap yazarak, resim yaparak veya heykel yaparak ifade eder. Malzemenin hiç önemi yok o sadece bir araçtır. Herhalde bu arayış hiç bitmeyecek. 

Eserlerinizden bahsedecek olursak, “Nar” olgusu göze çarpıyor. Nar ile sanatınız arasında nasıl bir bağ bulunuyor?

Benim “Nar”dan önce Mevlana’nın öğretisi ve sufîzme merakım vardı. Bu hala devam ediyor. İnsanın içsel yolculuğunda sürekli bir şeyleri arayıp duruyor. Benim de Mevlana’yla ilgili ve semazenlerle ilgili sema çalışmalarım oldu. Daha çok insanların şekilcilikten çıkıp bir malzemeyle kendini ifade edebilir. Nar aslında benim resimlerimin konularını anlatmak için kullandığım bir simgedir.  Nar kültürümüzde bereketi, tek bir dünyayı bu tek dünya içindeki farklı farklı insanları ise taneleriyle anlatıyorum. Her bir nar tanesi bir insan bir düşünceyi temsil ediyor. Son dönemdeki ülkemizde ve dünyadaki olaylar, iç ve dış politikalar, siyaset başlıca beslendiğim başlıklar diyebilirim.

Narlarla dünyadaki savaşları, küresel ısınmayı, savaşların etkilerini, hormonlu gıdaların insanlar üzerindeki etkilerini anlatıyorum.

Estetik açıdan da narın görselliği zarafeti her zaman insanda farklı duygu ve anlam yüklemiştir.

Hafize Elibollar Ortaç - Doğum
Hafize Elibollar Ortaç – Doğum

Önümüzdeki dönemdeki planladığınız etkinlikler neler?

Elbette insan yaşadığı sürece hep gelecek için planlar ve projeler üretiyor.

Yetiştirdiğim geleceği çok parlak öğrencilerim var. Bayrağı bizden alıp bir adım daha öteye gidecek yeni nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bunun yanında tekrar seramik ve cama yönelip bunları harmanlayıp yeni çalışmalar yapacağım.

Bodrum Bitez’de eşim Hakan Ortaç’la birlikte “BODRUM H2 SANAT” Cam Atölyesini kurduk.  Füzyon ve şaloma cam çalışacağız. Bu çalışmayı seramikle birleştirmek işitiyorum. Bakalım nasıl bir yolculuk olacak. 

Sergiler, fuarlar ve çalıştaylar da var elbet.

Bu röportaj için çok teşekkürler.