Alejendro Almanza Pereda 1977’de Meksika’da dünyaya gelmiştir. Yaşamını halen Meksika’nın Guadalajara şehrinde devam ettiren Pereda, 15. İstanbul Bienalinde “Boşluk Korkusu” serisi ile bulunmaktadır. Gizemli görsellere yoğunlaştığı eserlerde heykel, desen, mekâna özgü yerleştirme gibi maceraları birlikte kullanan Meksikalı sanatçı, 17 Eylül’de Contemporary’nin konuğu olmuştur. 15.İstanbul bienalinin mekânlarından Pera Müzesi’nde sergilenen betona batırılmış manzara tablolarıyla en önemli konuklarından biri olmaktadır.

Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’na 5 yıl önce katılan kömür ve neonu bir arada kullandığı “153.68 Net Saat” adlı neon heykeli Borusan Contemporary’de Eylül’de ziyarete açılan “ağaç, gölge, deniz, ay” adlı sergide izleyiciyle buluşmuştur. Dolayısıyla Pereda bu senenin duyulan sanatçıları arasında yer almaktadır (Pera Müzesi Blog, 2017). 18.yy.’dan 20.yy. başına kadar romantik manzara resimleri hayli revaçtaydı. Çayırlar, sarp kayalıklar veya şelaleler gibi doğal coğrafi manzaraların resmedildiği bu tür yapıtlar genellikle vatanseverlik aşılayarak yeni ortaya çıkan devletlerin kimliklerini pekiştirmeye çalışmaktadır. (İKSV, 2017) Tarihi süreçler gözden geçirilecek olursa, romantik manzara resimlerinin revaç görme sebebi, bunun bilinerek beğenilme gayesi ile yapılmalarıydı. Yani, klasik dönem ressamlarında resim konuları genellikle saray siparişleri ile belirlenirdi. O zamanın ressamları daha çok saray halkı tarafından istek görecek şekilde ya da sipariş üzerine yapılmaktaydı. Bu durumda klasik dönemde bir yaratım kaygısı değil de ne yapılacağı, hangi yönde durulacağı gibi etkenler belli başlı olduğu için beğenilme arzusu vardı. Fakat izlenimciler denen grup, konunun bir önemi olmadığı fikri üzerinden biçim arayışlarına girmeyi savunmuşlardır. Bu durumda konu entropiye uğramış, biçim ön plana çıkmıştır. Fakat daha sonra biçim arayışları içinde biçimin var olduğu yerde özü bulamayacaklarını düşünen modern dönem ve sonrası sanatçıları ise biçimi de entropiye uğratmışlar ve öze önem vermişlerdir. Geçmiş on yıllara ait, kim tarafından yapıldığı bilinmeyen bu manzara resimleri, pazarlarda yaygın bir şekilde satılmaktadır ve bir zamanlar sanatsal değerleri ile takdir gören bu resimler şimdi çoğunlukla atılacak veya sanatsal değer taşımayan şeyler gibi görünmektedir. 

Pereda, Boşluk Korkusu adlı serisinde İstanbul’da arayıp bulduğu romantik tarzda yapılmış manzara resimlerini kullanmıştır. Duvarda asılı olan resmin yerine görüntüyü kısmen kapatan bu yüzden sanki resim duvara değil de duvar resmin üzerine asılıymış izlemimi uyandırmaktadır. Daha sonra, resmin asılı olduğu ve üzerindeki beton parçalarının üzerine gelişi güzel kendiliğinden sıvı beton sıçratılmıştır. Pereda beton gibi bir inşaat malzemesinin dış alan manzaraları ile karşı karşıya getirerek inşaatlardaki boşluk doldurma korkusuna dikkat çekmektedir. (Pera Müzesi Blog, 2017)  Bu inşaatların boşluk doldurma korkusunu yani konu olarak yıkıma giden bir entropik durumu gösteren sanatçı, aynı zamanda biçim olarak da karşımıza entropi kavramını çıkarmaktadır. Yani klasik dönemde bir resim düzleminde boş kalan kısımları süsleme ve detaylarla dolduran görsel teknikten bahsedilmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde ve daha çok modern dönemde süsleme ve detaylar minimalist anlayışla reddedilmiştir. Biçim değer kaybetmiş ve öz ön plana çıkmıştır. Sanat tarihi boyunca savunulan beğenilerdeki ve düşüncelerdeki durumlar devamlı değiştiği gibi değişmeye devam edecektir. Fakat Pereda’nın bu serisinde hem konu olarak hem biçim olarak farklı alan ve disiplinlerde adı geçen ve sanat alanında fazla üstünde durulmayan entropi kavramı üzerinde inceleme yapılmıştır.

Alejandro Almanza Pereda, 2017, Pera Müzesi, 15. İstanbul Bienali
Alejandro Almanza Pereda, 2017, Pera Müzesi, 15. İstanbul Bienali

1 Entropi

Entropi yeryüzünde keşfedilen en büyük kanunlardan biridir. Termodinamik yasaların birincisinde “Evrenin enerjisi sabittir.” kanununu çürüten ve termodinamik yasaların ikincisinde bir işten başka bir işe, bir biçimden başka bir biçime geçerken verimin yüzde yüz olmadığını belirten yasadır. Entropi kanununa göre evrendeki her şey kendini minimum enerjiden maksimum düzensizliğe çekmek ister. Yani evrendeki her şey dağılma, yozlaşma ve bozulma eğilimindedir. (Entropi nedir?, 2014) Örneğin bir elma, ilk başta tüm fonksiyonelliği ile var olurken zamanla olgunlaşır, toprağa düşer ve çürür. Bu doğal süreç gereği bütün maddelerde böyle olacaktır. (Entropi & Zaman, 2012) Aynı zamanda geri döndürülemez bir durumu da niteleyen entropi, zamanla gelişen tek yönlü yasadır. Entropinin düzensizlik ile adlandırılması kavram yanılgılarına sebep olmaktadır. Resim alanında entropi kavramı ele alındığında belki de bilinmesi gereken en önemli şey görsel düzensizlik olmadığıdır. Dağınık, düzensiz bir yerin resmi yapıldığında entropik durum barındırmamaktadır. Entropik bir durum olması için orada bir kendiliğindenlik (doğal süreç) olması gerekir. Örneğin bir oda yalnız başına bırakıldığında burada entropik bir durum vardır. Fakat oda bir dış etki tarafından dağıtıldığında orada bir entropi artışı görülmez. Çünkü bir kendiliğindenlik durumu yoktur. (Hocaoğlu, 2018) Pereda’nın çalışmasında konu olarak entropik bir durum gözükmektedir. Doğal bir biçimden düzen oluşturma çabası ile başka bir biçime geçişte verimin yüzde yüz olmadığı ve bir yerlerde düzensizlik meydana geldiği vurgulanmıştır. 

2 Boşluk Korkusu Bağlamında Entropi Kavramı

Pereda, Boşluk Korkusu serisinde komşu teması üzerinde durmuştur. Komşu denildiğinde akla sadece insan olan ve devamlı karşılaştığımız kişilerin gelmemesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Aynı evreni ve yeryüzünü paylaştığımız bitkiler ve hayvanlar da bizim komşularımızdır. Bu komşularımıza ne derecede sahip çıkıyoruz bilinmez. Daha rahat, daha konforlu ve düzenli bir hayat için betonarme binalar, devasa siteler dikilmektedir.  Bu, bir düzeni teşkil ederken ardında kalan düzensiz durumlar entropik bir durum oluşturmaktadır. Binalar dikilirken bir alanda düzenli bir yaşam alanı oluştururken çok fazla ağaç yok edimi ve gerek ezilerek gerekse barınacak yer bulamaması yüzünden yaşamı sona eren hayvanlar zarar görmektedir. Dünyada ufak bir düzen elde etme durumundan daha çok düzensizlik ortaya çıkması entropi kanununda sözü edilen durumdur. Pereda yıkım üzerinden entropik güçlerin alegorisini resmetmiştir. Entropi kanununa göre evrende bir düzen yaratılır elbet, fakat yaratılan düzenin ardından daha büyük düzensizlikler doğmaktadır yani evrendeki bütün her şey düzensizliğe gider. Pereda’nın çalışmasında betonun altında bulunan romantik tarzda yapılmış manzara resmi de alelade seçilmemiş, özellikle orada bulunmaktadır. Bu manzara resminde entropik bir durum vardır. Sadece bir kısmı görülse de ağaçlar, orman belki de deniz bulunmaktadır.  Bu unsurlar zamanla dış etki olmaksızın yaşlanacak çürüyecek ve yok olacaktır. Entropi kanununda olduğu gibi kendiliğinden bir yok oluşa gidiş olgusu kendini göstermektedir.

3 Biçim Açısından Kullanılan Entropi Kavramı

Biçim açısından ele alındığında bu çalışmada karşımızda klasik, romantik dönem anlayışının reddedildiği görülmektedir. Pereda’nın yapıtı bir resmin gereksiz detaylarla ve süslemelerle dolmasını reddeder niteliktedir. Romantik dönem tarzıyla yapılmış, ince işçilik barındıran manzara resminin üstünü beton ile kapatmıştır. 

Modern ve sonrası dönemde olduğu gibi biçimi reddedip özü önemsemektedir. Çünkü öz, entropi kanunu gereği zamanla yok olup gidecek olan biçimde aranmamalıdır. Sanat tarihi boyunca entropiye uğrayan biçim anlayışı Pereda’nın çalışmasında da görülmektedir. Geleneksel resim anlayışındaki biçimi reddeden bu postmodern çalışmada bir beton parçası ile biçimi bozuma uğratmıştır. Arka duvar alanında bir “action painting” uygulaması barındıran çalışmada, biçimi bilinçli şekilde entropiye uğratan Jackson Pollock çalışmalarını anımsatmaktadır. Belirli kurallar üzerinde durulmasını reddeden bu entropik çalışma insanların sadece beğeni kaygısı üzerine ve akademik kurallara bağlı estetik hazzı reddetmiştir. Pereda’nın çalışmasından anladığımız üzere sadece göze güzel görünen estetik olmamalıdır. Çalışma bu bakımdan insanları biraz düşünmeye davet etmektedir. 

Sonuç

Sanat tarihi boyunca klasik resim sanatında var olan biçim, süsleme, oran orantı gibi kavramlar resim konusunda olmazsa olmaz bir konumda olmuştur. Resimdeki düzen, izleyicilerin gözüne hitap etmekteydi. Resmin güzel görünmesindeki neden kuşkusuz içindeki simetri ve düzendir. İnsan doğası gereği düzenli, orantısı düzgün nesneleri sevmekte ve beğenmektedir. Fakat modern sonrası dönemde sanatçılar akademik kurallara bağlı estetik hazzı reddetmişlerdir. Resimdeki sadece göze güzel görünen estetik olmamalıydı. Estetik özde olmalı ve öz gerçeklerde aranmalıdır. Özü yansıtmak için biçimin yok edilmesi gerekir. Çünkü biçim evrenin yasaları gereği zamanla düzensiz bir hal alacak ve yok olacaktır. Bu durum entropi yasasında da böyledir. Dolayısıyla bu durumda öz, önem kazanmıştır ve biçim entropiye uğramıştır. Pereda’nın boşluk korkusu adlı serisinde de hem biçim olarak hem konu olarak entropik bir durumun varlığı görülmektedir. 

Kaynakça

Entropi & Zaman. (2012, Haziran 24). Ocak 20, 2018 tarihinde Zamanın Ötesi: https://zamaninotesi.com/2012/06/24/entropi-zaman/ adresinden alındı
Entropi nedir? (2014, Haziran 10). Şubat 15, 2018 tarihinde CANSIZDAN-CANLIYA MADDENİN GİZEMLİ SERÜVENİ: https://haci-haci.typepad.com/maddenin_canli_davrani_se/2014/10/entropi-nedir.html adresinden alındı
Hocaoğlu, D. (2018, Kasım). Termodinamik’in İkinci Kanunu ve Entropi. Aralık 20, 2018 tarihinde Dergipark: https://nergizyektan.files.wordpress.com/2013/03/entropi.pdf adresinden alındı
İKSV. (2017). İyi Bir Komşu 15. İstanbul Bienali . İstanbul: Opset Yapımevi.
Pera Müzesi Blog. (2017, Eylül 29). Ocak 20, 2018 tarihinde Horror Vacui ya da Boşluk Korkusu: https://blog.peramuzesi.org.tr/sergiler/horror-vacui-ya-da-bosluk-korkusu-alejandro-almanza-pereda/ adresinden alındı